Almanya’da yeni bir rapor, konut şirketleri fiber ağlara yatırım yaptığında maliyetlerini telekom şirketleriyle aynı şekilde geri alabilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Raporun ana bulgusu
Berlin’de 2 Kasım 2026 tarihli açıklamaya göre, konut şirketleri glasfasernetze olarak adlandırılan fiber ağlara yatırım yaparsa, bu yatırımların maliyetini telekomünikasyon şirketleriyle aynı biçimde finanse edebilmesi gerekiyor. Bu nedenle, kendi şebekelerine erişim için ücret talep eden her iki taraf için de aynı kuralların geçerli olması gerektiği belirtildi.
Sonuç, GdW’nin talebiyle hazırlanan ve bilimsel sorumluluğunu Prof. Dr. Jens Böcker’in üstlendiği ekonomik bir incelemeye dayanıyor. Böcker, Hochschule Bonn-Rhein-Sieg’te pazarlama profesörü ve Böcker Ziemen GmbH’nin genel müdürü olarak görev yapıyor. Çalışmayı çok sayıda konut şirketi ile Chemnitz merkezli TKI adlı mühendislik danışmanlık şirketi de destekledi.
Telekom yasası değişikliği mercek altında
Rapor, Telekomünikasyon Yasası’nda değişiklik öngören taslaktaki § 22b maddesini inceliyor. Taslağa göre Bundesnetzagentur, tek tek operatör başvurularının ötesine geçerek karar verebilecek. Rapor, bu yaklaşımın özellikle piyasa gücü yüksek sağlayıcıları avantajlı duruma getirebileceğini ve fiber yayılımını yavaşlatabileceğini savunuyor.
Çalışmada ayrıca, konut şirketleri tarafından kurulan fiber ağlara erişim ile ağ operatörlerinin kurduğu şebekelere erişimin eşit biçimde güvence altına alınmadığına dikkat çekiliyor. Rapora göre, bu konuda farklı muamele için sağlam bir temel bulunmuyor.
Üç temel talep sıralandı
Raporda üç ana talep yer aldı: Tüm fiber yatırımcıları için eşit muamelenin sağlanması ve Bundesnetzagentur’nin buna uygun ilkeleri yayımlaması; genel bir erişim yükümlülüğünden kaçınılması; Bundesnetzagentur’ye başvurulara karar verirken maddi ve kişisel açıdan kapsamı aşan yetki verilmemesi.
Prof. Dr. Jens Böcker, konut değeri artışı, modernizasyon bedeli ve fiber hazırlık ücretinin yeterli bir geri finansman seçeneği oluşturmadığını belirtti. Böcker’e göre çalışma, Bundesnetzagentur’ye ağları kimin kurduğundan bağımsız olarak ayrımcılık içermeyen ilkeler oluşturması ve bunları güvence altına alması için bilimsel dayanak sağlıyor.
GdW’den hız uyarısı
GdW Hauptgeschäftsführerin Ingeborg Esser, daha hızlı bir FTTH yani fiberin doğrudan dairelere kadar ulaştırıldığı modelin, yatırımcı sayısı arttıkça daha kolay ilerleyeceğini söyledi. Esser, raporun konut sektörünün bu süreçte hem teşvik edici hem de organize edici rolünü ortaya koyduğunu vurguladı.
Esser’e göre, yatırım yapan konut şirketleri de telekomünikasyon şirketleriyle aynı erişim ücretleri talep etme hakkına sahip olmalı. Mevcut taslaktaki tam genişleme hakkının bile inşaat ve yayılım hızını düşürme riski taşıdığını savunan Esser, genel bir erişim hakkı ile bazı yatırımcıları ayrımcılığa uğratan ücret düzenlemelerinin ek birer fren etkisi yaratacağını söyledi.
GdW ve TKI hakkında
GdW Bundesverband deutscher Wohnungs- und Immobilienunternehmen, Almanya’da yaklaşık 3.000 belediye, kooperatif, dini, özel sektör, eyalet ve federal konut şirketini temsil ediyor. Bu şirketlerin yaklaşık 6 milyon konutu işlettiği, bu konutlarda 13 milyondan fazla insanın yaşadığı aktarıldı.
TKI mbH ise 35 yılı aşkın süredir telekomünikasyon ve fiber ağlar ile enerji ve hizmet altyapıları alanlarında danışmanlık, planlama ve uygulama hizmeti veriyor. Şirketin ayrıca konut şirketlerine dijital altyapıların stratejik geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi konusunda destek sunduğu belirtildi.



